ek gıdaya geçiş nasıl olmalı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ek gıdaya geçiş nasıl olmalı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

HANGİ AYDA HANGİ BESİN VERİLMELİDİR?

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Hakan Kılıç blogumuzun konuk yazarı olarak "hangi ayda, hangi besinler verilmelidir" hakkındaki değerli bilgilerini bizlerle paylaştığı için kendisine teşekkür ediyoruz.

0 - 4 AY

Bebeğiniz ağladıkça ve acıktıkça anne sütü vermelisiniz. Anne sütü yoksa veya yetersizse anne sütüne adapte bir biberon maması kullanmalısınız.

4 - 6 AY

Yumuşak ve topaksız, yarı sıvı püreler veriniz.

Anne Sütü veya Mama
Anne sütünü aldığı sürece devam edilmelidir. Anne sütü yoksa veya yetersizse 3-4 öğün 2 numara devam maması verilmelidir.

Kaşık Maması
Ek gıdalara geçiş aşamasında başlangıç olarak pirinçli bir mama başlanmalıdır. Bu dönem için hazırlanmış sütlü kaşık mamaları, tahıllı kaşık mamaları ve kavanoz mamalarını kullanabilirsiniz veya kendiniz evde kullandığınız biberon maması ile muhallebi yapabilirsiniz.Kaşık maması ayran gibi sulu bir biçimde yapılır, her gün 3-4 çay kaşığı verilir ve miktar her gün biraz daha arttırılır. Bir hafta sonra mama boza kıvamında yapılır. 

Meyve Suyu
Kaşık mamasından 2 hafta sonra meyve suyu verilir. Mevsimine göre meyve seçilir ve suyu sıkılarak hazırlanır. 1-2 tatlı kaşığından başlanarak verilir ve yavaş-yavaş arttırılır.1-2 hafta sonra püre şeklinde verilebilir. 2 hafta kadar devam edilir.



Sebze Çorbası
Meyve püresinden 1 hafta sonra verilir. Bazen 5.veya 6. aylarda muhallebiye başlanır ve 1-2 hafta sonra sebze çorbalarına geçilir. Ancak iyi kilo alan bebeklerde muhallebiden önce genellikle öğle menüsün de sulu olarak 1-2 tatlı kaşığından başlanarak yavaş-yavaş artırarak verilir. Çocuğunuzun isteğine göre her gün arttırılır ve 1 hafta sonra püre haline geçilir.

Sebze çorbasına daha sonra eklenecek besinler : Kabak- ıspanak-pırasa-karnabahar-Bezelye-Fasulye-Brokoli-kereviz 

Yoğurt
Genellikle ikindi Ya da akşam öğünü ek gıdası olan yoğurt, muhallebi yerine de verilebilir.


Muhallebi
Sebze püresinden 1-2 hafta kadar sonra genellikle 4-5. aydan itibaren gece menüsü olarak verilir.
Kaşık maması veya pirinç unu ile hazırlanmış muhallebi olabilir.

7 – 8. AY

Anne sütüne aldığı sürece ve miktarda devam edilmelidir. Anne sütü yoksa veya yetersizse en az 300 ml. devam maması verilmelidir. 

Meyve ve sebzeleri püre halinde rahatlıkla verebilirsiniz. Artık eline ağzında geveleyeceği çubuk biçiminde çiğ sebzeler verebilirsiniz. Bu dönemde et ve balıklara geçilebilir.

Tahıl gevrekleri, soyulmuş domates, suda bekletilmiş kuru kayısı 7-8. aylarda verilebilecek diğer uygun besinlerdir.

Kahvaltı
Çocuk meyve püresi, sebze püresi, muhallebi ve yoğurt gibi besinlere alıştıktan sonra 6. ay da kahvaltıya başlanabilir.

Yumurta
Katı pişmiş yumurta sarısı çocuk kahvaltıya alıştıktan sonra 6. ayda günaşırı 1 çay kaşığı olarak beslenme programına eklenir, yavaş-yavaş miktarı artırılır. Bir ay sonunda bebek tam bir yumurta sarısını yiyebilir. Yumurta sarısı, alıştırma süresince katı daha sonra kayısı kıvamında verilebilir.

Tahıllı Çorbalar
Mercimek, yoğurtlu yayla, acısız tarhana çorbası gibi gıdalar, taze sebze çorbalarına alıştırılmış olan bebeklere 7. aydan sonra değişik tatları öğretmek amacıyla verilebilir.              

Et ve Tavuk
Deri ve yağları ayrılarak 7-8 aylarda bir tepeleme çorba kaşığı pişmiş kıyma veya orta boy ince bir biftek veya tavuk eti parçası sebze çorbasına eklenerek sebze ile birlikte püre haline getirilir.

Balık
8. ayda öğle veya akşam öğünlerinde püre şeklinde et yerine değiştirilerek verilebilir.

Köfte             
7. ayda öğle veya akşam öğünlerinde verilebilir. 

Karaciğer
8. ayda öğle öğünlerinde et ile değiştirilerek püre şeklinde 15 günde bir kez olmak üzere verilebilir. Ama yine de size 1,5 yaşına kadar beklemenizi öneririz. Diğer sakatat ürünlerinin bebek beslenmesinde yeri yoktur.

8 - 9. AY

  • Yemek taneleri biraz daha büyük olabilir. Rende veya püre yerine doğranmış yiyecekler hazırlayabilirsiniz. Kendi kendine yemeyi öğrenmesi için eline sık sık çubuk biçimli yiyecekler verebilirsiniz.
  • Et ve balıklar ızgara veya haşlama yapılarak irice kıyılarak verilebilir.
  • Kızarmış ekmek, tuzsuz ev yemekleri, çorba, börek gibi besinleri verebilir.
Pilav, Makarna ve Dolmalar
6. aydan sonra yoğurt ile karıştırılarak verilebilir.

10-12. AY

  • Bu aylarda evde yenen hemen-hemen her şeyi bebeğiniz de yiyebilir. Pişirirken yemeklerin tuzsuz olmasına dikkat ediniz. 
  • Et, balık ve tavukları küçük lokmalara ayırabilirsiniz.

BEBEK BESLENMESİNDE SEBZELERİN KULLANIMI

  • Patlıcan ve bakla bebek beslenmesinde yasaktır. Çünkü içlerinde nikotin bulunur.
  • Ispanak da bir kereden fazla ısıtılmamalıdır. Isıtıldığında içeriğindeki nitrat, nitrite dönüşür. 
  • Domates de alerji yapma özelliği nedeni ile dikkatli verilmelidir. 
  • Patates, havuç, maydanoz, bamya, yer elması, semizotu, araka, fasulye rahatça verilebilen sebzelerdendir.

EK BESİN HAZIRLAMA

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Hakan Kılıç blogumuzun konuk yazarı olarak "ek besin hazırlama" hakkındaki değerli bilgilerini bizlerle paylaştığı için kendisine teşekkür ediyoruz.

  Meyveler


  • Mevsimine göre elma, muz ve şeftali tercih edilen başlıca meyvelerdir. Elma ve şeftali gibi meyvelerin suları taze olarak 1-2 çay kaşığı miktarından başlanarak verilir ve yavaş-yavaş arttırılır. Meyvelerin vitaminlerinin kaybolmaması için mikser yerine cam rende kullanılmalıdır.
  • Portakal, mandalina, limon bazı çocuklarda gaz, karın ağrısı ve alerjilere yol açabilmektedir. Bu sorunlar görülmezse bu meyve suları verilebilir. Sorun yaşanırsa bu meyve suları 4. aydan sonra verilmeye başlanır. 
  • Meyve suyuna başlandıktan bir iki hafta sonra meyve püre halinde verilebilir. Meyve sularına şeker eklenmemelidir.
Elma
Meyveler iyice yıkanır, kabukları soyulur ve cam rendede rendelenir. Temiz bir tel süzgeç veya tülbentle süzülerek suyu elde edilir. Önce suyu bebek alıştıktan sonra püresi yedirilir. 

Muz
Çatalla veya makinede püre şekline getirilir. İstenirse, portakal veya elma suyu ile biraz sulandırılabilir. 

Şeftali
Şeftali yıkanır, kaynar sudan geçirilir, kabuğu soyulur, dilimlere ayrılır, çatalla veya makinede püre şekline getirilir. Tülbentten suyu sıkılır. Su veya püre olarak verilir.

Portakal
Suyu sıkılarak verilir.

Sebzeler


  • Meyve pürelerine başlandıktan iki hafta kadar sonra öğle menüsünde verilmek üzere sebze çorbalarına başlanır. Patates, havuç, pirinç veya irmik ile taze sebzelerden günlük olarak hazırlanır. Bir iki tatlı kaşığından başlanarak yavaş-yavaş arttırılır. Dört haftalık bir süre içinde tam sebze püresine geçilir.
  • Seçilecek olan sebzeler taze ve olgun olmalı, çürük olmamalıdır. Sebze püresine patatesle başlanır ve daha sonra mevsim sebzeleriyle devam edilir. Çorbaya bir çeşit sebze ilave edilir ve 3 gün bu sebze verilir. Sebzenin alerji yapıp yapmadığına bakılır. Eğer sebze alerji yapıyorsa menüden çıkarılır ve çorbaya başka sebze ilave edilir. Her üç günde bir yeni sebze ilave edilir ve alerji olup olmadığına bakılır.

    Kahvaltı

    • Bebek 5. ayını bitirdikten sonra sebze püresi, muhallebi, yoğurt gibi gıdalara iyice alışmıştır ve kahvaltıya başlama zamanı gelmiştir. Süt, beyaz peynir, pekmez, tam buğday ekmeği başlıca malzemelerdir. 
    • Tuzu alınmış bir parça beyaz peynir ve reçel sütle ezilir. Karışıma ekmek içi katılır. Kahvaltıya önce 1-2 tatlı kaşığı olarak başlanır, miktarı giderek arttırılır. İstenirse 1 çay kaşığı yağ eklenebilir. Bir süre sonra peynir, reçel, yağ ve ekmek sütten ayrı olarak verilebilir. 

    Uyarı: Bal alerji yapma olasılığı nedeniyle bir yaşından önce tercih edilmez.

    Yumurta
    Yumurta katı olana kadar haşlanır. Sarısından ilk gün 1 nohut büyüklüğünde bir miktar ile kahvaltıya ilave olarak başlanır. Gün aşırı ve her defasında miktar arttırılarak 1 ay sonunda sarısının tamamı verilir. İyice alışmış olan çocuklara yumurta kayısı kıvamında verilebilir.Haftada 2-3 yumurta sarısından fazlası verilmemelidir. Yumurtanın beyazının verilmesi 1 yaşına kadar önerilmez. 

    Tereyağı
    Kahvaltıda 1 çay kaşığını geçmeyecek şekilde 9. Aydan sonra her gün verilmelidir. 

    Bal
    Bebeklere 12 aydan önce bal verilmesi önerilmemektedir. 

    Çay
    Çayın besleyici hiç bir değeri yoktur. Aksine diğer gıdaların besleyici değerini düşürür, bağırsaklardan demir emilimini bozarak kansızlığa yol açabilir. Bu bakımdan süt çocuğu beslenmesinde yeri yoktur.

    Tahıllı Çorbalar

    Mercimek, yoğurtlu yayla, acısız tarhana çorbası gibi gıdalar, taze sebze çorbalarına alıştırılmış olan bebeklere 8. aydan sonra değişik tatları öğretmek amacıyla verilebilir.

    Et ve Tavuk

    Bebeğinize 7. veya 8. aylarda dana veya tavuk eti makineden geçirilerek püre halinde öğle öğününde verilebilir.

    Balık

    Bebeğiniz 8 aylık olduktan sonra haşlanmış veya ızgarada pişirilmiş beyaz etli balıklar verilebilir. Kılçıklı balıkların iyi ayıklanması gerekir. Alerji yönünden dikkatli olunmalıdır.

    Köfte

    Yağsız, sinirsiz üç kez çekilmiş dana veya sığır kıymasından, çok az ekmek ufağı ve tuz ilavesiyle birlikte baharatsız hazırlanır. Yağsız tavada veya ızgarada pişirilir. İçinin de iyice pişmesine dikkat edilir ve sebze çorbalarıyla birlikte 1-2 köfte 7. aydan itibaren verilir.

    Karaciğer Püresi

    Dana veya kuzu karaciğeri yıkanır. Kuzu ciğeri tercih edilir. Üzerindeki zarı çıkarıldıktan sonra yağsız tavada veya haşlanarak pişirilir. Rendelenerek veya makinede püre haline getirilir. Balık ve tavuk etleriyle dönüşümlü olarak sebze çorbalarıyla birlikte verilir. İlk günler 1 çay kaşığı (5gr) başlanarak bir hafta sonra 5 çay kaşığına çıkarılır.

    Beyin

    Kuzu beyni suda haşlanır. Tuz, limon, sıvı yağı ilave edilerek 3-5 çay kaşığı verilir. Ayda 2-3 kez yedirilmesi yeterlidir. Ama genellikle 1 yaşından sonra verilmesi daha uygundur.

    Su

    • Genel anlamda sağlıklı olan bebeklere çok sıcak hava veya sıvı kaybına yol açan ishal gibi durumlar dışında su ile takviye yapmak gerekmez.
    • Kullandığınız su da çok önemlidir. Su pek çok mikroorganizmanın taşıyıcısıdır. Bebeğiniz 18 aylık olana kadar vereceğiniz suyu mutlaka kaynatmalısınız. Ayrıca bebeğinizin çiğ olarak tükettiği sebze ve meyveleri iyi kalitede bir suyla yıkamalısınız.









    BEBEKLERDE EK GIDALARLA BESLENME

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Hakan Kılıç blogumuzun konuk yazarı olarak "Bebeklerde ek gıdalarla beslenme" hakkındaki değerli bilgilerini bizlerle paylaştığı için kendisine teşekkür ediyoruz.

    • Gerek olmadıkça 6 aya kadar anne sütü, 6 aydan sonra ek besinle tanıştırabilirsiniz.
    • Artık bebeğiniz hızla büyüyor ve buna bağlı olarak besin ve enerji ihtiyaçları da artacaktır. Bu dönemde, meme ya da biberonla normal beslenme sonrasında bile mama istediğini ve doymamış olduğunu fark edeceksiniz. Bu bebeğinizin ek besinlere hazır olduğunu gösteren belirtilerdendir. Bu dönemde anne sütü varsa mutlaka devam etmelisiniz. Biberon maması kullanıyorsanız kullandığınız 1 numaralı başlangıç mamalarından 2 numaralı devam mamalarına geçmelisiniz. 
    • Ek gıdalara geçiş dönemi yavaş ilerleyen bir süreçtir. 
    • Bebeğiniz katı besinlerle tanıştıktan sonra her öğünde aldığı katı besin miktarı gittikçe artacaktır. 
    • Bu dönemde bebeğinize çok seçenek sunarsanız, zengin çeşitlerle beslenmeye alışır ve yeni tatlara karşı tepki göstermez. 
    • İstediği kadar yemesine izin veriniz. Hiçbir zaman zorlamayınız. 
    • Yemek zamanları bebeğin kişilik gelişimi ve ruh sağlığı içinde önemlidir.

    KATI GIDALARA ERKEN YA DA GEÇ BAŞLAMANIN ZARARLARI

    • Erken başlanılırsa ishal ve alerjik hastalıklar artabilir. Annenin sütü azalabilir. Zayıflık ve aşırı beslenme gibi sonuçlar olabilir.
    • Geç başlanılırsa büyüme geriliği,bağışıklıkta azalma, ishal,vitamin eksikliği görülebilir.
    • Bebeğinizi katı besinlerle tanıştırmak için en uygun zaman 4 ile 6 ay arasıdır. 

    BEBEĞİNİZ EK GIDA ALMAYA HAZIR MI?

    • Bebeğiniz 4-6 ay arasında ek gıda almaya hazırdır. Ancak her bebeğin ek gıda almaya hazır olduğu zaman birbirinden farklıdır. Bazı bebekler üç aylık iken katı gıdalar almaya hazır duruma gelmesine karşın, dil atma refleksi genellikle dördüncü aydan itibaren kaybolmaya başlar. Aslında emme işlevinde önemli bir rolü olan bu refleks yüzünden bebek, ağzına sokulan her şeyi; kaşığı, yiyecekleri dili ile itmeye çalışır. 
    • Beslenme sırasında bebeğiniz başını sağa-sola çevirir veya ağlarsa lütfen onu zorlamayınız. Katı gıdalara her ikinizin de zevk alacağı, mutluluk duyacağı bir dönemde başlamanız, herhangi belirli bir zamanda başlamaktan çok daha önemlidir. İstemiyorsa zorlamayınız, emzirmeye ve ya biberonla beslemeye 3-4 gün daha devam ettikten sonra tekrar deneyiniz. 
    • Bebeğiniz tatmadan ve yutmadan önce yeni yemeğine belirli aralıklarla bakar,dokunur ve koklar. Bu nedenle yapılacak en iyi şey bebeğinize yeni yemeğini bir kaç gün tanıtmanızdır. 
    • Bebeğinizi beslenme saatlerinde yüksek bir sandalyede oturtup besleyiniz. Böylece sandalyeye oturduğunda beslenme saatinin geldiğini anlayacaktır. 
    • Yemeğini hazırlarken onun dikkatini çekmek için bebeğinizle konuşun ve hazırladığınız yemekleri ona da gösteriniz. Böylece yemek saatlerini daha eğlenceli bir duruma getirebilirsiniz. 
    • Bebeğinizin ifadelerini ve davranışlarını izleyiniz. Yemek istemedikleri zaman bunu çeşitli şekillerde ifade ederler; örneğin, ellerini kaldırırlar, başka tarafa döner, yüzlerini buruştururlar, kafalarını sallarlar ya da ağızlarını açmazlar. 

    EK GIDA ALMAYA HAZIR OLDUĞUNU GÖSTEREN BELİRTİLER 

    • Sık sık anne sütü ister ve daha çok süt için ağlaması. Bazı bebekler geceleri sık uyanırlar. 
    • Başını tamamen rahatça dik tutarak oturabilmesi 
    • Parmakları ile tuttuğu nesneyi ağzına götürebilmesi. 
    • Yiyeceği gözleri ile takip edebilmesi ve yiyecek verilince ağzını açması. 
    • Ağzına verilen yiyecekleri dil ile dışarı atma refleksinin kaybolmaya başlaması. 
    • Dudaklarına kaşık değdiği zaman, ağzını açmasıyla beraber dilini dışarı doğru çıkarmaması. 
    • Isırma, çiğneme-yutma hareketlerinin birbiri ile uyumlu ve sıralı hale gelmesi 
    • Başlangıçtaki emme şeklinin daha olgunlaşması ve emmenin adeta bir sıvı içiyormuş gibi güçlenmesi.
    • Diş çıkarmaya başlaması.    

    KATI BESİNLERE BAŞLAMAK İÇİN UYGUN ZAMAN 


    • Zamanlamayı doğru seçiniz. Eğer emziriyorsanız, sütünüzün en düşük seviyeye geldiği zaman denemelisiniz. Bu genelde sabah veya öğlen saatleridir. Bebeğinizin huysuz ve yorgun olduğu bir zamanı tercih etmemelisiniz.
    • Yeni beslendiyse denemeyi erteleyiniz. 
    • Beslenme saatini diğer işleriniz arasındaki 5 dakikalık süre içerisine sığdırmaya çalışmayınız. 
    • Bebeğiniz çok hareketli, yerinde durmuyor ve oturmuyor ise bir yandan dizlerini tutup bir yandan da ağzına yabancı bir madde sokmaya çalışmayınız. 
    • Bebeğe kaşıkla besini vermeden önce masaya veya mama sandalyesine bir parça yiyecek koyunuz ve besini tanımasına izin veriniz.

      KATI BESİNLERE NASIL BAŞLANMALI

    • Bebek kaşıkları bile bu dönemdeki bebekler için fazla geniş olabilir. Bu yüzden küçük çay kaşıklarını deneyebilirsiniz. Yarım çay kaşığı ile başlayınız ve beslenme boyunca onunla konuşarak yardımcı olmaya çalışınız.
    • Katı gıdaları yutmayı başarıncaya kadar miktarı her gün bir iki çay kaşığı arttırarak veriniz ama beslenme öğünlerini çok yavaş artırmalısınız. 
    • Katı gıdalarla beslenmeye başladığınızda yiyeceklerin çoğunu geri çıkaracak, bir kısmı yüzüne bir kısmı önlüğüne bulaşacaktır. 
    • Katı gıdalara geçiş dönemini kolaylaştırmak için şu yöntemi deneyebilirsiniz: Bebeğinize önce biraz süt (anne sütü veya hazır mama) verdikten sonra az bir miktarda katı gıdayı yarım çay kaşığını geçmeyecek şekilde veriniz ama öğününü yine süt ile bitiriniz.

    KATI BESİNLERE BAŞLARKEN NELERE DİKKAT ETMELİSİNİZ


    • Ek gıdaları bebeğe uygun bir kaşıkla ya da bardakla veriniz, biberon kullanmayınız.
    • Bebeğinize vereceğiniz her türlü gıda doğal ve taze hazırlanmış olmalıdır. 
    • Yutmasını kolaylaştırmak ve ek gıdanın akciğere kaçmasını engellemek için ek gıda verirken onu kucağınızda kendini güvende hissedecek şekilde dik olarak tutun. 
    • Besinlerdeki doğal tatlara alışmalarını sağlayınız. 
    • Bebeğiniz için hazırladığınız besinlere katı yağ, şeker, tuz ve baharat katmayınız. 
    • Bebeğinize vereceğiniz ek gıdayı onun gelişim düzeyine göre ağzında kontrol edebileceği ve yutabileceği besinlerden yumuşak, pürtüksüz yarı sıvı olanları seçiniz. 
    • Her yeni gıdaya tek-tek ve yavaş-yavaş başlayınız, az miktarda başlayıp (1-2 çay kaşığı) her gün arttırınız. 4-5 gün aralıklarla yeni besinleri deneyiniz. 
    • Sevmediği bir gıdayı zorla vermeyiniz, yeniden denemek için bir süre geçmesini bekleyiniz. 
    • Yeme hızı bebek tarafından belirlenmelidir. 
    • Beslemeden önce bebeğin kaşıktaki yiyeceğe ilgi göstermesini bekleyiniz. 
    • Bebeğiniz isterse yiyeceği besini elleyerek tanımasına izin veriniz. 
    • Zamanla bebeğinizin kendi kendine yemesine izin veriniz, bu onun özgüvenini artırır. 
    • Ek gıdalara başladıktan sonra da bebeğinizi 2 yaşına kadar emzirmeye devam ediniz. 
    • Diş çıkarma dönemi bebeğin iştahsız ve huzursuz olduğu zamanlardır. Bu dönemlerde bebek anne sütü veya biberon mamasını daha fazla almak isteyebilir. Fazla ısrarcı olmayınız. 
    • Çocuğunuza bir yaşını doldurana kadar inek sütü vermeyiniz. Erken yaşta verilen inek sütü çocuğunuzda alerji ve kansızlık yapar. 
    • Çocuğunuzu kansızlıktan korumak için demir yönünden zengin et, yumurta,mercimekli baklagiller, pekmez gibi ek gıdalar vermeye özen gösteriniz. 
    • Çocuğunuza vereceğiniz ek gıdaların A vitamini açısından da zengin taze sebze ve meyve olmasına dikkat ediniz. Özellikle hastalıklardan korumasına yardımcı olacaktır.
    • Hazırladığınız gıdaları oda ısısında 2 saatten fazla bekletmeyiniz. 
    • Konserve, dondurulmuş ve paketlenmiş yiyecekleri, hazır meyve suları ve kolalı içecekleri, içine boya, tatlandırıcı veya aroma katılmış besinleri bebeğinize asla vermeyiniz. 
    • Üç yaşın altındaki çocuklar günde altı öğün beslenmelidir. 
    • Çocuğunuz ile birlikte sizin de yemeklerden tatmanız onun iştahını artıracaktır. Çocuklar kalabalıkta yemek yemeyi severler. 
    • Bebeklere pişmemiş havuç, sosis, fındık- fıstık, çekirdek, üzüm gibi küçük kuru yemişler vermeyiniz. Nefes borusuna kaçarak boğulmaya ve akciğerlerin zarar görmesine neden olabilir.

    KATI BESİNLERİ YEMEK İSTEMEZ İSE

    Katı yiyeceklere yeni başlayanlar doğal olarak yeni tatlara ve katı beslenmenin yöntemine değişken bir davranış gösterirler. Bir hafta isterler, diğer hafta istemeyebilirler. Böyle bir durumda şu yöntemleri deneyebilirsiniz. 

    Kaşık olarak parmak ucunuzu kullanın:

    Bebekler kaşığa nazaran parmakları daha hoş karşılarlar. Bir parça sebze ya da meyve püresini parmaklarınıza koyun ve bunu oradan emmesine izin veriniz. Bu şekilde rahat yemeyi öğrendikten sonra, bir miktar yiyeceğini dilinin ucuna yerleştiriniz. Böylece zamanla dilinin ucundaki yiyeceği geriye doğru boğazına atarak yutmayı öğrenebilir.

    Plastik kaşık deneyiniz:

    Metal kaşıklar soğuk hissi verebilir, bebeğinizin dikkatini çekerek yemesini engelleyebilir.

    Yemesi için zorlamayınız: 

    Bebeğinizi beslemenizdeki amaç, ona yeni tatlar ve yeme yöntemlerini tanıtmaktır. Bu süreçte, bebeğiniz sık sık iki ileri bir geri şeklinde gelişme gösterecektir. Zaman zaman bebeğinizin katı yiyecekleri reddetmesi beklenen, normal bir tepkidir. Bu gibi olaylarla karşılaştığınız da ek besinleri vermeyi başka bir gün deneyiniz. Bebeğiniz hazır olduğunda yiyecektir.

    KATI BESİNLERE BAŞLARKEN ALLERJİ

    Katı yiyeceklere geçişte bebeğiniz yiyeceklere karşı alerjik reaksiyon gösterebilir. İnek sütü, yumurtanın beyazı, balık, fıstık, turunçgiller bebekler de en çok alerjiye neden olan yiyeceklerdir. Bebeğinize yeni yiyecekleri yavaş yavaş tanıtmalı ve yeni bir yiyeceği vermeden önce 3-5 gün beklemelisiniz, böylece yeni maddelere karşı reaksiyonları fark edebilirsiniz. Eğer ailenizde sık alerji öyküsü var ise o zaman daha çok dikkat etmeniz gerekir. 

    En sık görülen alerjik reaksiyon belirtileri: 

    • Deride kurdeşenlere benzer kızarıklıklar ve lekeler 
    • Ek besin yedikten hemen sonra kusma 
    • Yemekten birkaç saat sonra ishal 
    • Dışkısında kan 
    • Nefes almada zorluk

    EK VİTAMİN VE MİNERALLER

    Hazır mamalar gerekli bütün vitamin ve mineralleri içerdiğinden bunlarla beslenen bebeklere ek bir vitamin vermeye gerek yoktur. Anne sütü ile beslenen bebeklere D vitamini verilmeye devam edilmesi gerekir.


    Ek Gıdaya Geçiş

    Minik Kaan'ım 4-5 aylık olduğundan itibaren ek gıdaya geçme konusunu düşünmeye ve bu konuda araştırma yapmaya başlamıştım. Araştırdıkça ve diğer annelerin deneyimlerini dinledikçe ek gıdaya geçmek için bir taraftan heyecanla ve sabırsızlıkla bekliyordum, diğer taraftanda içimde ciddi endişeler baş gösteriyordu. Heyecanlıydım çünkü oğluşum yavaş yavaş bağımsızlığını ilan etmeye başlayacaktı :)

    Endişeliydim çünkü Kaan anne sütünü bile sadece memeden emen ve anne sütünü biberondan almayı reddeden bir bebekti. İlk zamanlarda artan sütümü sonra arada veririm diye buzluğa atmıştım, ama Kaan efendi dondurulmuş anne sütünü bile içmeyi reddetti. Biberona karşı tavır yaptı, bastı çığlığı. Mama desen bir kaç kaşık tadına bakmışlığı vardır ancak. Allah'tan ki sütüm uzunca bir süre yeterli geldi de beni büyük stresten kurtardı. Yalnızca 5 aylıkken bir hafta kadar sütümde azalma oldu ve doktorumuz oğlumun aç kaldığını bize söylediğinde hiç unutmam yanaklarımdan süzülen göz yaşlarımla çıkmıştım doktorun odasından; ben nasıl olur da çocuğumu besleyemem diye göz yaşı dökmüştüm. Neyse, uzun lafın kısası doktorumuz günde bir kez akşamları yatmadan önce mama verin dedi, hatta elimize bir kavanoz mamayı da tutuşturdu. Eve geldik mamayı hazırladım güya Kaan'a yedireceğim ama ne mümkün. Beyefendi mamayı almıyor, sürekli ağlıyor, ağlamaktan gözü birşeyi görmediği gibi vermeye çalıştığım memeyi bile istemiyor. Eteklerim tutuşmuştu resmen. Allah'tan Nurtiriada ki anneler imdadıma koştular, herkes sağolsun destek oldu. Hatta bir anne enjektörle vermeyi dene diye yorum yazmıştı, nitekim en son çare onu denedim ve Kaan'a güç bela enjektörle mama verebilmiştim. Kabus gibi geçen bu bir haftanın sonrasında yine Nurturia annelerinin destekleri ile ne yapıp edip (Feyza'nın tabiriyle) gezmeye çıkan sütümü bol bol su içerek, süt konusunda düşünmeyi bırakarak ve en önemlisi yediklerime dikkat ederek geri getirmeyi başardım. Yine de zaman zaman ek gıdaya başlamadan önce sütüm geri gelmeseydi ne yapardım diye düşünürüm. Neyse ki bu bir haftalık kabusun dışında sadece anne sütüyle 6 ayımızı tamamlayabildik.

         İşte bu bir haftalık kabus sebebiyle ek gıdayı da kabul etmeyecek diye gerçekten çok endişelenmiştim. Tüm bu endişelerin üzerine ilk ek gıda denememizde 1-2 çay kaşığını zorla yediğini görünce bendeki korku tam bir panik havasına dönüştü; eyvah dedim bu çocuk yemeyecek.


    İşte ilk ek gıdamız olan elma püresini Kaan'a verdiğimizde küçük sıpamın girdiği şekiller :)
    Tarih: 08.04.2012 (Oğluşum 5 Ay 22 Günlüktü)
         Neyse konuyu çok dağıttığımın farkındayım, 1-2 çay kaşığıyla başladığımız ek gıda olayına ilk iki hafta tam bir panik havası hakim oldu çünkü beyefendimiz yaklaşık 15 gün boyunca 1-2 çay kaşığı yemeye devam etti. Artık hergün resmen sayarak yediriyordum, bugün 3 çay kaşığı yedi,ertesi gün 5 oldu, derken 8 kaşık yedi.. ve sonunda 60cc ye kadar çıkabildik. Tabi bu başlangıç süresi boyunca önceliğimiz hep anne sütü oldu. Daha sonra yemek alternatifleri ve damak tadı gelişip yemek yemeye alıştıkça aldığı miktar artmaya başladı. Şu anda genel olarak 150cc'yi sorunsuz hüpletiyor maşallah. Özellikle sebze çorbasına ne bulursam katıyorum,çok şükür ki artık seçmiyor. Kıymaya biraz geç başladığımız için kıyma konusunda biraz tereddütlüydüm, neyse ki onu da yedi. Çocuklar büyüdükçe dertleri de büyüyormuş, bunu yaşayarak öğrendik ya artık unutmayız :D. İlk önceleri uyku konusunda araştırma yapmaktan nerdeyse uyku danışmanı olacaktım, şimdi de oğluma yemek menüsü hazırlamaktan aşçı olacağım galiba hehe:)))

    Kaan ilk kez yoğurt yiyor
    Tarih: 05.05.2012 (6 Ay 18 Günlüktü)
         Resimlerden de anlaşılıyordur, en çok yoğurda alışmakta zorlandı oğlum. İlk başta hiç sevmedi, fakat ben ısrarla denemelerime devam ettim. Tatlı ile ek gıdaya geçtiğimizden midir nedir, yoğurdun içine meyve kattığım da çok güzel yiyordu. Fakat ben yoğurdu sade olarak yemesi taraftarı olduğum için bir kaç kez içine meyve kattıktan sonra bıraktım. İyiki de bırakmışım çünkü azar azar sabırla yedirerek sade yoğurda artık alıştı ve annesinin deneme çalışmalarını boşa çıkarmadı canım oğlum.

    Menülerimize geçmeden önce yemek yedirme konusunda hassas olduğum noktaları paylaşmak istiyorum; yemek yeme/yedirme alışkanlığı tıpkı uyku alışkanlığı gibidir. Nasıl başlarsa ilerleyen dönemlerde çocuklar aynı şekilde devam ederler. Bu yüzden ben Kaan'a oyun oynatarak veya televizyon karşısında yemek yedirmiyorum. Kuş uçtu, uçak geçti şeklinde oyunlarla dikkatini dağıtmaya çalışmadan ve en önemlisi zorlamadan yedirmeyi tercih ediyorum. Baktım ki yemek istemiyor, önlüğünü çıkarıp mama sandalyesinden kaldırıyorum. Aradan biraz zaman geçtikten sonra tekrar deniyorum. Kocamın da hep dediği gibi nasıl olsa acıkınca yiyecek diyerek kendimi kandırıyorum :D.

                                       Günlük Menümüz

    Sabah

    Kahvaltı
    30-40cc Anne Sütü yada Formül Süt
    1 kibrit kutusu keçi peyniri
    1/2 dilim tam buğday ekmeği yada 1 tatlı kaşığı yulaf ezmesi
    1 tatlı kaşığı (özellikle demir açısından) üzüm yada dut pekmezi
    1yumurta sarısı
    1 adet kuru kayısı
    1 adet kuru incir
    1 adet ceviz
    2 adet zeytin
    1 çay kaşığı tereyağ


    NOT:
    * Pekmez en güzel sabah aç karnına yedirmek yada meyvesinin içine katarak tüketmek vitamin açısından daha faydalı olduğunu söylemişti Dr.umuz.Ben aç karnına vermeyi tercih ediyorum.
    * Kahvaltıda Omega 3 takviyesi! Bebeğinizin kahvaltısına ekleyeceğiniz rendelenmiş ceviz,
    ihtiyaç duyduğu Omega 3’ün önemli bir kısmını karşılayacaktır.

    Ara Öğün


    Meyve: Mevsim meyvelerini önce püre olarak şimdi de küçük parçalar halinde yiyoruz


    NOT: 1 yaşına kadar çilek yedirilmemeli,8.aydan sonra tropik meyveler de ekleyebilirsiniz (kivi,ananas gibi)


    Öğle

    Sebze Çorbası : Ana malzeme ilk başta Havuç,patates,kabak + 1 tatlı kaşığı irmik + sızma zeytinyağ olarak başladık biz.İlk başlarda 3-4 günde bir, daha sonra hergün, ayrı bir mevsim sebzesi ekleyerek devam ettik,şimdi ise ne bulursam ekleyenlerdenim :))) özellikle sarımsak,soğan,maydanoz,dereotu,kırmızı salçalık biber her çorbamızda mevcut

    NOT:
    * Sebzeleri düdüklü tencere yada buharda pişirilip çatalla ezilerek püre yapılabilir
    * Piştikten sonra içine 1 çay kaşığı çiğ olarak sızma zeytinyağı eklenmeli
    * İrmik suda haşlanarak eklenir,1 hafta sonrasında pirinç de haşlanarak eklenir.8.aydan sonra mercimek,bulgur,9.aydan sonra ise kuru fasulye ve nohut eklenebilir.
    * 7.aydan itibaren günde 1 yemek kaşığı kadar kuzu eti sebzenin içine eklenebilir(buharda veya suyla kavrularak da olabilir)
    * 1 yaşına kadar patlıcan verilmeyecek,8.aydan sonra domates kullanıbilir.
    * Tuz eklenmeyecek fakat kimyon ve nane kullanılabilir
    * Biz balığa 9.ayda başlayacağız Dr.umuzun tavsiyesiyle
    * Balıktan alacağımız vitamini şimdilik keten tohumu tüketerek alıyoruz

    Haftalık mutlaka vermeye çalıştıklarım:
    Pazartesi :Tarhana çorbası
    Salı: Köfte
    Çarşamba: Sebze çorbası
    Perşembe: Şehriye türevleri (tel şeh. arpa şeh. ya da yayla çor. v.s)
    Cuma: Şimdi artık balığa başlayacağım
    Cumartesi: Sebze çorbası
    Pazar: Balık



    İkindi

    Yoğurt : Günlük sütten veya keçi sütünden,günlük olarak yapıyorum,ilk başlarken 1 çay kaşığı şeklinde başlanıp,günlük artırılabilir (bir kase yedirilebilir)

    Akşam

    Muhallebi : Sütlü,pirinçli,tam tahıllı kaşık maması olarak veriyorum ben.

    Kuru Meyve Püresi


    Malzemeler
    2 adet siyah kuru kayısı
    1 adet kuru incir
    2 adet siyah kuru erik
    5-6 adet siyah kuru üzüm
        
    Hazırlanışı: Karışımı bir gece önceden suda bekletiyorum,sabah suyunu kendim içiyorum süt yapması açısından meyveleri ise blendırdan geçirip püre haline getiriyorum.Ve bu karışım mutlaka dolabımda her daim bulunur.

    Kaan kaka yapmakta zorlandığında çay kaşığı ile 1-2 çay kaşığı veririm,bazen kahvaltısına bu karışımdan ilave ederim,bazen yoğurt yemek istemediğinde içine azıcık tatlandırsın diye katarım (yoğurt için pek tercih etmemeye gayret gösteriyorum) yada evde meyve yok diyelim meyve yerine verebiliyorum fakat şunu da belirtmek istiyorum bu karışım kalorisi oldukça yüksek olduğundan dikkatli tüketilmesi gerekiyor.

    LinkWithin

    Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...