Bu hafta ki sanat eserimiz.Geçen hafta yaptıkları tual boyamaya stickerlar yapıştırdılar.
Bu hafta ki oyun grubumuzun konusu, miniklerimizin geçen hafta boyadıkları tuallere stickerlar yapıştırmak ve eşleştirme kartlarıyla eşleştirme etkinliği yapmaktı.
Bu hafta her nedense miniklerimiz pek keyifli değillerdi, bir süre serbest takıldıktan sonra ilk etapta onları biraz keyiflendirelim diye elele tutaşarak halkalar oluşturup oyunlar oynatmaya çalıştırarak biraz olsun eğlendirdik.
Sonrasında hep birlikte masalarda yerimizi aldık ve geçen hafta boyadıkları tuallere neşeli stickerlar yapıştırdılar oldukça hoşlarına gitti.
Minik parmaklar iş başında sticker yapıştırıyor
Devamında amacımız Yağmurun getirdiği eşleştirme kartlarıyla eşleştirme yaptırmaktı
Fakat bir iki uğraştan sonra minikler yan çizmeye başladılar;
Nehir sultanın dondurma krizi tuttu, Kaan efendinin eşleştirme sırasında araba sürme krizi tuttu derken diğer miniklerin de bütün konsantrasyonu dağıldı ve bizim etkinlik yalan oldu.
Baktık olacak gibi değil miniklerimizi serbest bıraktık ve hemen top havuzuna koştular, orada biraz olsun kafaları dağıldı.
En son olarak nasıl oldu, kim organize etti anlayamadım ama bir baktım ki bütün minikler masaya toplanmış oyun hamuru açıp şekiller yapıyorlardı.
Bakar mısınız? nasıl hepsi birer usta aşçılar kesildiler başımıza :)
Ve böylece bir çarşamba gününü daha geride bırakıp, biraz gergin, biraz neşeli bir şekilde evlerimize döndük.
Eve döndükten sonra meğer günümüzün geri kalanı kabus gibi geçecekmiş de haberimiz yokmuş. Eve gelir gelmez uyuyan oğlum 1.5saat sonra kalktı. Normalde öğle uykularımız 3-3.5saat kadar sürerdi ama bugün oğlum sadece 1.5 saat uyudu. Uyandıktan sonra en son saat 11 gibi bir şeyler yiyen oğluma yemek yedirmek istedim fakat ne yaptıysam başaramadım. Akşam üstüne kadar ağzına lokma koymadı ve sürekli mızmızlanıp ağladı. Saat 16 civarıydı, yine mızmızlandığı sırada tam kucağıma aldığım gibi dolu dolu kusmaya başladı.Midesindeki bu sıkıntıdan dolayı yemiyormuş diye düşünürken bir kez daha aynı şekilde ağzından fışkırırcasına kusunca paniklemeye başladım. 5 dakika geçmeden bir daha derken toplamda tam 5 kez kustu. Tabi benim elim ayağım hepten birbirine karıştı. Bir taraftan oğlumu sakinleştirmeye çalışırken diğer taraftan da eşimi, komşumu ve doktoru sırayla aramaya çalışıyordum. Çok geçmeden önce komşum ardın da eşim geldi ve telefonda doktorumuza ulaştım. Kaan'a nane limon ve biraz da su içirdim, midesi biraz rahatladı da biraz olsun keyfi yerine geldi.Anlayacağınız benim için kötü bir gündü :(
Montessori Eğitimini tanımlayan cümle "kendim yapabilmem için bana yardım et" veya "yardım et ki kendim yapayım" Ne kadar anlamlı bir cümle öyle değil mi? Bağımsız hareket edebilmek küçük çocukların en büyük arzusudur.Başarmak için çabalarken büyük zevk alırlar ve kendilerini bağımsız hissettirecek yetenekleri geliştirmek isterler.Elbiselerini giymek yada çıkarmak isteyebilirler, yemeklerini kendi yemeye çalışabilirler, mutfakta bize yardım etmek isteyebilirler...daha sayamayacağım kadar çok iş yapmak isteyebilirler. Ebeveyn olarak bize düşen görev ise onların bu becerilerini geliştirmelerine yardımcı olmalıyız.Anne babalar olarak, çocuklarımızın hayat için gerekli becerileri edinmede başlıca rol modelizdir aslında.Bunun içinde dengeli, amacımızı bilen,çok dikkatli, titiz, itinalı ve sürekli verici modeller olmalıyız ki çocuklarımızda bizden bunları öğrensin.
Maria Montessori'ye göre, "Bağımsızlığın temel şartı,kendin için birşeyler yapabilmektir.Çocuklar için bu tecrübe, sadece bir oyun değil, büyümek için yapmaları gereken bir ödevdir". Çocuklarımızın öğrendiği dersler üç ana başlıktan oluşur. ÖZ BAKIM - GÜNLÜK EV İŞLERİ - NEZAKET KURALLARI. Tabii bu dersleri yapabilmesi için motor kabiliyetlerinin gelişmiş olması gerekir.
Çocuklar evde hep bizim etrafımızda olmak isterler.Artık büyüdüklerini göstermek için bize yardım etmek isterler.Günlük ev işlerini çocukların da küçük yaşlardan itibaren katılabileceği ailece yapılan bir faaliyet olarak düşünürsek çocuklarımıza evimizi temiz ve düzenli tutabilmenin keyfini aşılamış oluruz.Ev işleri hiçbir zaman küçümsenmemeli, aksine disiplinli olma ve iş bitirebilme becerilerini kuvvetlendiren bir faliyet olarak kabul edilmelidir.Çocuklar bizim gibi iş yapmayı bilmezler.Biz de onların yerine kendimiz yapmayı tercih ederiz.Bu yönümüz biz Türk annelerine özgü mü yoksa diğer ülkelerde de böyle mi merak ediyorum ama sanırım annelik içgüdüsünden olsa gerek diğer ülkelerde de böyle olduğunu düşünüyorum.Her neyse konumuza geri dönecek olursam yapmamız gereken şey, ortamı hazırlamak ve çocuklarımıza işlerin adım adım nasıl yapılacağını sabırla öğretmek için zaman ayırmaktır.Bu şekilde çocuğumuzun öğrenme yeteneğini geliştirmiş oluruz.
19 aylık oğlum aşağıda fotoğraflarda gördüğünüz işleri yaparak hem annesine yardım ediyor hem de büyük keyif alıyor.Aslında bunların dışında daha çok şeyler yapıyor fakat aklıma gelipde fotoğraflayabildiklerim bunlar oldu.
Kahvaltısını büyük bir keyifle kendisi yapıyor.
Kirazlarını mutfaktan oturma odasına kendisi taşıyor ve sonrasında oturup afiyetle yiyor.
Annesi o kadar bezeye almış ki nasıl ayıklayacağım diye düşünürken oğlu imdadına yetişti ve annesine yardım etti.Teşekkür ederim oğlum :)
Misafirimiz gelecek ve oğlumla kek yapma telaşı içindeyiz :)
Hem çırparız,hem de etrafa döker saçarız.Ohhhh keyfimiz yerinde varsın batsın ortalık :)
Kahvaltıda kendine menemen yapmak için oğlum iş başına geçti,bakalım yaptığı menemeni oturup afiyetle yiyecek mi?
Öz bakım işine de el atan oğlum çok bakımlı olacak belli oldu, dişlerini kendisi fırçalamak istedi.Her ne kadar fırçayı ağzında çiğnese de anne olarak bizim görevimiz de bu isteğini takdir edip onaylamak oldu. Çiğneye çiğneye elbette bir gün fırçalamayı da öğrenecektir.
Büyük başarılarımızdan bir tanesi de şişeden suyunu kendisi içiyor olması, tabiki içine bir yudumluk su koyuyorum,suyu doldursam herhalde o anda su banyosu yapar çıkar işin içinden :) Aldığı gibi kafasına dikliyor ve tekrar istiyor. Bu işlemi kaç kez tekrarladığımı sayamıyorum artık, ben suyu koyuyorum oğlum kafasına dikliyor :)
Bir süredir her Çarşamba günü Yağmur'un ön ayak olarak bizi ve çocuklarımızı bir araya getirdiği oyun grubuna gidiyoruz. Oyun grubunda ilk etapta bir saat kadar çocukları oyun alanında serbest bırakıyoruz, istedikleri gibi oynuyorlar. Biz de o sırada kahvemizi içip sohbet ediyoruz. Kahvemizi yudumlayıp kızlarla sohbet ederken oğlumu da göz ucuyla takip etmeyi ihmal etmiyorum, zira grubun yaş olarak en küçük üyesi Kaan olduğu için ara sıra bana ihtiyacı olabiliyor. Neyse sözü fazla uzatmayayım, serbest saat sırasında bir baktım oyun alanında ki görevli ablası Kaan'ı oturtmuş masaya birlikte oyun hamuruyla oynuyorlar. Önce biraz uzaktan izledim, Kaan'ın oyun hamuruna ilk tepkisi onu ağzına götürmek oldu. Sonra etrafına bakınarak arkadaşlarının neler yaptığını süzmeye başladı, neyse ki diğer çocuklar oyun hamuruna daha hakimdiler, en azından Kaan gibi ilk kez karşılaşmıyorlardı. Kaan bu madde ile ne yapılacağını anlamak için bir müddet arkadaşlarını izledi sonra kendisi de kendince bir şeyler yapmaya çalıştı. Tabi bende oğlum yeni şeylerle tanıştığı için mutlu oldum.
Oyun grubu vesilesi ile ne zamandır ortaya çıkartmayı düşündüğüm oyun hamurlarını çıkarttım. Aslında bir süredir aklımdaydı ama fırsat bulup ta bir türlü başına oturamamıştık. Ama böylesi çok daha iyi oldu. Oyun hamuruyla neler yapabileceğini ilk etapta arkadaşlarından görmesi oğlumu oyun hamuruna daha da ilgili olmaya sevk etti. Oyun hamurlarını çıkartıp aktivite masasına oturduk. Hamuru önce elimde yuvarladım ve merdane ile yufka gibi açtım. Tabii bu arada Kaan beni seyrediyordu. Daha hamura doğru dürüst bir şekil veremeden Kaan hemen hamura ve merdaneye uzandı ve kendi yapmak istedi. Hiç itiraz etmeden ve onu bekletmeden elimdekileri hemen onun önüne doğru uzattım. Çocukların gözlem yeteneğine her seferinde bir kez daha hayran oluyorum, beni yalnızca bir kaç saniye izlemiş olmasına rağmen sanki daha önce defalarca yapmış gibi merdaneyi tutup oyun hamurunun üzerinde yuvarlamaya ve hamura şekil vermeye çalıştı. Tabi öyle kuvvetli bastırıp hamuruaçamadığı için ben devreye girerek hamuru açıp tekrar önüne koydum. Merdaneyi hamurun üzerinde bir ileri bir geri yuvarlamak çok hoşuna gitti. Devamında ben kalıpları elime alarak bir kaç şekil oluşturdum. Bu arada Kaan yine beni pür dikkat izledi. Hamuru eline almak için sabırsızlandığını gözlerinden anlıyordum. Şekillerle işimiz bitince sıra hamuru kalıpların içine koymaya geldi. Yine önce ben hamuru kalıbın içine yerleştirdim ve oğlumun eline verdim. Kaan önce açtı ve kalıbı ve hamuru inceledi, sonra kalıbın kapağını kapatıp bastırdı ve sonra açarak içinde oluşan şekli çıkardı. Yüzünde yeni bir şeyler öğrenmenin verdiği şaşkınlıkla karışık mutlu bir ifade ile kalıptan çıkan hamuru annesine gösterdi, ve kendini alkışlamayı da ihmal etmedi :) Bir şeyleri başardığında ya da bizim sözümüzü dinleyerek bir şey yaptığında onu alkışla motive ediyoruz ve bu çok hoşuna gidiyor. Oyun hamuruyla başardıklarından sonra bu sefer benim onu taktir etmemi beklemeden o kendi kendine aferin dedi :) Oğlumun oyun hamuruyla yeni tanışmış olmasına rağmen gayet ilgiliydi, aradan fazla zaman geçmeden bu aktiviteyi tekrar ederek becerisini geliştirmeye çalışacağız. Aktivitelerimiz arasına her geçen gün yenileri eklendikçe hem ben, hem de oğlum birbirinden keyifli dakikalar geçiriyoruz.
Bu haftaki oyun grubumuzun ana konusu tual boyamaydı.
İlk etapda serbest oyun saatinde oğlum oyun hamuru ile tanışmayı tercih etti, biz kahvelerimizi yudumlarken görevli ablası oyun hamurunu çıkartıp miniklerle küçük bir aktivite yaptı.
Sırada ki faliyet ise tual boyamaydı, Yağmur'un yönlendirmesiyle birlikte oyun alanının hemen yakınındaki kırtasiyeden tual, fırça ve mum boyalar alıp hemen oyun alanında masaların başına geçtik.İlk etap da tuale mum boyalarla istedikleri gibi boyamalar yaptılar.Sonrasında fırçalarını suya batırıp batırıp mum boya ile yaptıkları karalamaları bir güzel dağıtarak inanılmaz sanat eserleri çıkardılar ortaya.Boyamalar bittikten sonra tualin üzerine gülücük ve yıldız sticerlar yapıştırdılar.
Sonrasında Yağmur'un kızı Nehir Sultanımızın doğum günü pastasını üfledik,kesdik ve hep birlikte afiyetle yedik.İyiki doğdun Nehirciğim, tekrardan nice mutlu sağlıklı huzur dolu yıllar diliyorum,anneninde anneliğinin ikinci yılını kutluyorum.
Oyun satimizin devamında baloncuk oyunu vardı.Elimize baloncuk oluşturma aparatlarını alıp bizler baloncuklar yaptıkça minikler de balonları patlatmaya çalışarak inanılmaz eğlendiler
En son etkiliğimiz ise dans, sıraya girip halka oluşturduk ve şarkılar söyleyerek dans ettik.Tabi elimizde tefimiz olmadan dans olur mu hiç,teflerle birlikte minikleri coşturmaya çalıştık.Hem biz anneler, hem de minikler doyasıya keyifli dakikaları geride bırakıp oyun grubumuzdan ayrıldık.
Oyun Grubumuz Beylikdüzünde Fiili Cafede yapılmaktadır.
Bu tür oyunlar için gerekli malzemeleri aslında evde de hazırlayabilirim fakat Kaan'ın keyfini yapmakla o kadar yoğunum ki maalesef işin kolayına kaçarak bu tür oyunlar için hazırlanmış oyuncaklar almayı tercih ediyorum. Bu sefer oyuncakları Arzu teyzemizden temin ettik. İpe boncuk dizme oyunu derken adı bu olduğu için böyle yazdım, biz ipe ahşaptan yapılmış harfler dizdik aslında. Bu oyuncak setini tercih etmemdeki sebep içindeki malzemelerin çeşitliliği ve çok yönlü kullanılabilecek olmasıydı. Setimizde harf ve rakamları ipe kolay geçirebilmek için ahşaptan yapılmış kalem şeklinde ucu olan 2 adet ip, seri rakamlar (2 set), ve seri harfler (yine 2 set) bulunuyor. Harf ve rakamlar ikişer set olduğu için aynı zamanda eşleştirme oyununda da kullanabileceğiz. Ayrıca oğlum biraz daha büyüyüp harfleri ve rakamları öğrendiğinde nesneleri ve kendi adını, ya da rakamları ipe dizerek daha kolaylıkla öğrenebilecek.
Gelelim aktivitemizin hikayesine; Kaan'ın bu setle severek ve bolca zaman geçirebileceğini bildiğim için siparişi verdikten sonra kargoyu dört gözle bekledim. Kutu elimize ulaştığında oğlumunda keyfi yerinde olduğu için dayanamayıp hemen oyuncakları açıp önüne koydum. Önce bütün parçaları eline tek tek alıp bir güzel inceledi. Sonrasında ben bir kaç kez onun beni rahatça izleyeceği bir pozisyonda oturup kendim yaparak beni izlemesini sağladım. Oyuncağın içinde iki adet ip olduğundan birini oğluma verdim ve diğeri ile ona nasıl yapması gerektiğini göstermeye devam ettim. Beni izledikçe oğlumda benim yaptığımı yapmaya çalıştı ama harflerin deliklerini hemen tutturamadı. Bende harfin içindeki deliği doğru yöne gelecek şekilde eline tutuşturdum, ipi de nasıl tutması gerektiğini gösterdim. Bir kaç denemeden sonra ipi delikten geçirmeyi başardı fakat bu kezde harfleri aşağıya kaydırmayı beceremedi. Onun yapamadığı yerlerde ben devreye girerek ilgisini canlı tutmaya çalıştım, çünkü bir şeyleri yapamadığı zaman hemen sıkılabiliyor ya da benden yardım istiyor. Ancak eminim ki kısa süre içinde yapamadıklarını da yapacak seviyeye gelecektir. Onu zevkle izlerken gözlemlediğim bir başka konu ise yapmaya çalışıp başardıkça yaptığı şeye olan ilgisi daha da artıyor ve oyuna dalıp gidiyor. Sanırım bu konuda annesine çekmiş :)..
Bu hafta Yağmurcuğum sağolsun yine çok güzel aktiviteler planlamıştı.Deniz taşlarına parmak boya ile boyama yapmak ve yaka kartı oluşturmaktı bu hafta ki konumuz.Peşin peşin ellerine sağlık diyorum Yağmurum.
Miniklerimiz parmak boyamaya oldukça fazla ilgi gösterdiler,hele ki parmak boya ile ilk kez tanışan oğlumun çok hoşuna gitmiş olmalı ki, süre olarak diğer etkinliklerden çok daha fazla durdu başında.Yağmurun sahilden topladığı taşları boyamak için parmaklarını boyalara batırıp batırıp boyadılar ve taşların üzerine tutkalla gözler yapıştırdılar .Sonrasında ise biz anneler kalemle ağız burun yaparak miniklerimizin sevimli mi sevimli böcükleri oldu.
Aktivitemizin devamında yaka kartı yapmak vardı.Yine Yağmur sağolsun yaka kartlarını oluşturup getirmiş, miniklere de üzerlerini boyamak kaldı. Aynı işlemi yaka kartlarına da uyguladılar, parmaklarını boyaya batırarak kağıdı bir güzel boyadılar. Bizlerde göz-ağız-burun yaparak oğlumun şirin bir yaka kartı olmuş oldu.Yine keyifli bir günü daha geride bırakarak, haftaya çarşamba hangi aktivitenin olacağını merakla beklemeye başladık.
Oyun Grubumuzun nerde ve ne zamanlar yapıldığını merak edenler tarafından çok mail alıyorum.Merak edenler için...